G.175/1 صبا به تهنیت پیر می فروش آمد / كه موسم طرب و عیش و ناز و نوش آمد
G.175/2 هوا مسیح نفس گشت و باد نافه گشای / درخت سبز شد و مرغ در خروش آمد
G.175/3 تنور لاله چنان برفروخت باد بهار / كه غنچه غرق عرق گشت و گل به جوش آمد
G.175/4 به گوش هوش نیوش از من و به عشرت كوش / كه این سخن سحر از هاتفم به گوش آمد
G.175/5 ز فكر تفرقه بازآی تا شوی مجموع / به حكم آن كه چو شد اهرمن سروش آمد
G.175/6 ز مرغ صبح ندانم كه سوسن آزاد / چه گوش كرد كه با ده زبان خموش آمد
G.175/7 چه جای صحبت نامحرم است مجلس انس / سر پیاله بپوشان كه خرقه پوش آمد
G.175/8 ز خانقاه به میخانه میرود حافظ / مگر ز مستی زهد ریا به هوش آمد
CXLVII
Seher yeli, şarap satan yaşlı adamı kutlulamaya geldi: Neşe, işret, naz etme ve içme zamanı erişti.
Hava, Mesih nefesini kazandı; rüzgâr miskler saçtı, ağaç yeşerdi, kuşlar coştular.
Bahar rüzgârı lale tandırını öyle bir kızdırdı ki, konca terlere boğuldu, kızardı... gül coştu, neşelendi.
Sözümü can kulağıyla duy, işret etmeye bak. Bu söz, seher çağı hatiften kulağıma çalındı.
Hür süsen, bülbülden bilmem ne duydu da bunca dili olduğu halde sükûta vardı.
Dağınık fikirlerden vazgeç de hatırını bir yere topla; malum ya, Şeytan gidince melek gelir.
Dostlar meclisi namahremlerin sohbet yeri değildir. Kadehin üstünü örtün, hırka giyen mürai sofi geldi.
Hafız, hanekahtan çıkıp meyhaneye gitmekte. Galiba zahitlik ve riya sarhoşluğundan ayrıldı, aklı başına geldi.
Saba be tehniyet-i pir-i mey-furuş amed
Ki mevsim-i tarab u 'ayş u naz u nuş amed
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder